Sahne Önünde Hayat, Sahne Arkasında Gerçek
Sanatçılar sahnede hep güçlü görünür. Alkışlar, ışıklar, şarkılar... O gece Volkan Konak’ın sesi sustuğunda herkes ne olduğunu anlayamadı. Ama o sessizliğin içinde bir çöküş, bir son vardı. İşte o an, sahnede oynanmayan en gerçek dram başladı.
Tıbbi Müdahale: Zamanla Yarışan Bir Doktor
“Doktor var mı?” anonsunu duyar duymaz sahneye fırladı. Bir müzik gecesi, bir acil müdahale alanına dönüşmüştü. Kocatürk ve yanında bulunan üç farklı branştan hekim, dakikalarca kalp masajı yaptı, entübasyon uygulandı. Ancak Konak’ın hayata tutunacak bir ritmi kalmamıştı. "Yaşam belirtisi yoktu" diyor Kocatürk.
Toplumsal Algı ve Linç Kültürü: 'Pisi Pisine' Ölüm mü?
Volkan Konak’ın ölümüne ilişkin sosyal medyada dönen “pisi pisine öldü” yorumlarına Prof. Dr. Kocatürk net yanıt veriyor:
“Bu tür yorumlar, hem hekimleri hem aileyi yaralıyor. Orada doğru ve zamanında müdahale yapıldı.”
Burada mesele sadece bir sanatçının kaybı değil. Aynı zamanda toplumun “ölüm” karşısındaki hazımsızlığı, hekimlere yönelttiği öfke ve bilgi kirliliği.
Bir Doktorun Vicdanı: Söylenmeyenler
Kocatürk'ün şu sözleri ise olayın etik ve insani boyutuna ışık tutuyor:
“Ailesini üzmemek ve incitmemek için detay vermek istemiyorum.”
Tıp dünyasında da bir çizgi var: Bilgi verme hakkı ile saygı duyma sorumluluğu arasındaki denge. Bu, sadece mesleki değil, insani bir duruş.
Hayat Sahnesinde Perde Kapanırken...
Volkan Konak için perde o gece kapandı. Fakat ardında kalan sessizlik, sadece şarkısızlık değil; bir hayatın ardından gelen sorular, vicdan muhasebesi ve unutulmaz bir tanıklık.